SON DAKİKA

‘Tek Sağlık’ Yaklaşımı KSHMYO’nun 55. Konferansında Gündeme Taşıdı

Bu haber 29 Mayıs 2015 - 17:25 'de eklendi ve 1.258 views kez görüntülendi.

Kocaeli Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (KSHMYO) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan tarafından “Tek Sağlık, Yalnızca Mikrobiyal Fırtınaya Karşı Stratejik Savunma mıdır?” başlığıyla sunulan konferansa öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı. Müdür Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan konuşmasına “Çağlar boyunca enfeksiyon etkeni mikroorganizmalar, insanlığın en önemli sağlık sorunu olagelmiştir. Küreselleşmenin yaşanmaya başlandığı 20. yüzyılın son çeyreğinden günümüze, bu sağlık sorunları katlanarak artmış; insan, hayvan, ekosistem sağlığı ‘potansiyel tehdit’ altında kalmış ve artan riskler ‘süreklilik’ kazanmıştır. Doğal dengenin bozulmasını içinde barındıran bu ‘sürekli’ değişim ile birlikte ekolojik, antropojenik faktörler, daha önceleri hiç duymadığımız yeniçıkan patojenlerin artmasına ve mikrobiyal fırtınanın kopmasına yol açmıştır. Zaman içinde sürekli değişim/bozulma, mikrobiyal mutasyonlara, salgınlara ve antimikrobiyal direnç gibi yeni küresel sağlık sorunlarına yol açmıştır.” diyerek, konferansı düzenleme amacını “Potansiyel etkileri bakımından küresel ölçekli ve dinamik olan bu yaşamsal sorunu “Tek Sağlık” yaklaşımıyla irdeleyerek; konferans etkinliği ve medya/iletişim yoluyla topluma güncel bilgi sunmak, potansiyel tehdit olan bu sorun üzerinde “düşünmek”, tarafları “düşündürmek” ve toplumsal farkındalık bilincine katkıda bulunmaktır” diye açıkladı.

Sağlık terminolojisinde etkinliği ve kazanımları her geçen gün artan ve bilim dünyasında giderek kabul görme oranı artan ‘Tek Sağlık’ yaklaşımı Yrd. Doç. Dr. Taştan tarafından şöyle tanımlandı: “Tek Sağlık; insanlar, hayvanlar ve çevremiz için optimal sağlık elde etmek amacıyla yerel, ulusal ve küresel ölçekte çalışan çoklu disiplinlerarası ortak bir anlayış, ortak bir çabadır.” İnsan, hayvan ve çevre üçleminde, ekolojik ve antropojenik faktörler bileşiminde son 35-40 yıl içinde dünyada daha önce hiç duyulmamış yeni patojenlerin görülüyor olması ve bu hastalık yapıcı mikropların %61’den fazlasının zoonoz (hayvanlardan insanlara bulaşan enfeksiyonlar) olmasının ciddi sağlık riskleri barındırdığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan daha sonra yeniçıkan zoonotik enfeksiyonların %75’nin son 40 yılda görülmesinin sağlık sistemlerinde, sağlık hizmetleri eğitiminde ve sağlık politikalarının belirlenmesinde yeni paradigma yaklaşımına (Tek Sağlık) ihtiyaç duyulduğunu; son 15 yılda görülen SARS, KKKA, Kuş Gribi, MERS ve Ebola gibi yeniçıkan enfeksiyonların neden olduğu insani kayıpların yanında, biyogüvenlik amaçlı hayvan ölümlerinin trilyon liralık devasa ekonomik kayıplara yol açmasının önemini vurguladı. 20. Yüzyılın başında keşfedilen ve ‘Mucize ilaçlar’ olarak kabul edilen antibiyotiklerin artık günümüzde işe yaramadığını ve hekimler ile veteriner hekimlerin enfeksiyonları sağaltmada çok ciddi antimikrobiyal direnç sorunuyla karşılaştıklarını, Dünya Sağlığı Örgütü’nün 2015 raporuna atıfta bulunarak ‘antibiyotikler çağının’ kapanmakta olduğunu söyledi.

Tek Sağlık yaklaşımının yalnızca zoonotik enfeksiyon hastalıkları bakımından önemli olmadığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Taştan, “biyomedikal araştırmalar, karşılaştırmalı tıp, kök hücre araştırmaları, deney hayvanları bilimi, yeni (biyoteknolojik) aşıların üretilmesi, tanı kitleri geliştirme, kanser, nörodejenertif hastalıklar, obezite ve diyabet gibi metabolik hastalıklar konularında Tek Sağlık yaklaşımı içinde “disiplinlerarası” işbirliği yapılarak çalışılması gerekiyor. Görüldüğü üzere Tek Sağlık, aynı zamanda mikrobiyal olmayan hastalıklardan korunma ve zararlarından kurtulmanın da yolunu açan ‘ortak akıl yaklaşımı’ multidisipliner takım çalışmasının adıdır” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Taştan, “Sürekli artış gösteren enfeksiyon risklerini azaltmak, yaygın salgın enfeksiyonları yok etmek, daha verimli, daha insancıl bir sağlık hizmeti sunmak, insan hakları ve gönenci kadar, «hayvan gönenci ve haklarına» insancıl yaklaşmak, küreselleşme fenomeni varlığını olabildiğince hissettirdiği günümüzde sürüp giden KKKA, MERS, Ebola salgınlarından kurtulmak, Bisfenol-A benzeri kimyasal kirleticiler, yanlış kullanılan insektisidler (böcek, haşere öldürücü ilaçlar), antimikrobiyal maddelerin biyoçevrede ve vücutta birikmesine bağlı olarak, özellikle çocuklarda gelişimsel sorunlar yaşamamak, gerçekten güvenilir ve sağlıklı gıda tüketebilmek, gelecekte olası CHIKV, DENV vb. yeni salgınlardan korunmak, yıllardır süregelen Kuduz, Bruselloz, Tüberküloz, Şarbon, Kist Hidatik, Toxoplasmoz gibi eski, ihmal edilmiş enfeksiyonlardan kurtulmak, sağlık hizmeti maliyetlerini azaltarak ülkemizin sağlık ekonomisine katkı sağlamak için tek çıkış yolumuz vardır. Yeniden düşünerek, evrensel bilimsel yaklaşımın yani “Tek Sağlık” anlayışının yol ve yöntemlerini önce anlamak, anlatmak ve sonra uygulamak gerekmektedir. Bu hedefe ulaşmanın yegâne yolu geleneksel sağlık eğitim yöntemlerini gözden geçirmek, hatta -işe yaramayanları- terk etmektir. Güncel multidisipliner yaklaşımla sorunları yeniden irdelemek, yani “kutunun dışında düşünmek” için yıllarca koruduğumuz “bilimsel siloların” dışına çıkarak yeniden ülkenin ve insanlığın gereksinmelerine göre düzenlemeleri yaşama aktarmak kaçınılmaz olmuştur. Unutulmamalıdır ki; mikroplar adres sormaz, sınıf, sosyal statü tanımazlar, kanserojenler sinsidir, ‘ben geldim’ demez, obezojenik yiyecekler cezp edicidir, gizli tehlike olduklarını söylemez” ifadesinde bulundu.

Konferansın sonunda “İnsanlığın ortak mirası olan bilimsel bilginin küreselleştiği dünyada, ‘gelişim ve değişimi’ görmezden gelmek, kaybetmek değil midir?” diye soran Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan konuşmasını 21-22 Mayıs 2015 tarihinde Madrid’de gerçekleştirilen Küresel Tek Sağlık Konferansında “Dünyayı tehdit eden sorunlarla baş edebilmek için tıp ve veteriner hekimliği disiplinlerinin bir arada çalışması gerektiğini” vurgulayan Dünya Tabipleri Birliği (WMA) Başkanı Dr. Xavier Deau’nun sözleri ile tamamladı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
elif d.29 Haziran 2015 / 00:21

Çok değerli Rüştü Hocam okulumuzu konferanssız bırakmadı.Engin bilgileriyle her zaman en iyiler arasında.Güncel bilgileri geçmiş ile harmanlayıp öğrencilerine sunan,bize bilimin güneş olduğunu anlatan, bilimin yanında hayatı ,zorluklarını ve en önemlisi gerçeklerini söyleyen emektar ,elit Hocamız İYİ Kİ VARSINIZ…UZUN ,SAĞLIKLI ÖMÜRLER SİZİN OLSUN.

KADİR2 Mayıs 2016 / 10:25

Hocamıza saygılarımı sunarak temelde fikriyatta aynı kanıdayım. çevresel zootekni açısından, yerleşim ve çevresel etmenlerin düzenlenmesi biyolojik vektörlerin bulaşını azaltmak ve gelişen sorunların ; veteriner tıbbi ile yakından alakalı olduğudur şöyle ki Eskilerin deyimi ile” Ne yerseniz siz osunuz”. yani yenilen yumurta, et süt vb ,yerleşim alanı lyme virüsü bunlarda çevresel etmenler, geri dönüş olarak hasta insanlar yaşam kalitesinin düşmesi , BİLİNÇSİZ YAPILAŞMA gibi sayılacak bir sürü etmen var tabi…Öğrenciniz KADİR D.